1 Temmuz 2025 – 28 Eylül 2025
Yoktunuz
Roma Ulusal Modern ve Çağdaş Sanat Müzesi
Küratörler Sergio Risaliti ve Paola Marino
Yoktunuz
2017
Karışık Teknik
450 x 1200 x 150 cm
Hafıza Tepesi
2019
Enstalasyon
Alfabe Lahitleri
2024
Enstalasyon
190 x 230 x 130 cm
Güneştekin’in tarih anlatımı ve yazımıyla ilişkilenen yapıtları etrafında bir düşünce alanı oluşturmayı amaçlayan Yoktunuz sergisi, kolektif hafızaya ilişkin daha geniş tartışmalara katkıda bulunmaya yönelerek majör ve minör tarihleri güncel meselelerle bir araya getiriyor. Sanatçının geçmişle hesaplaşma gayesi taşıyan disiplinlerarası çalışmaları; heykel, enstalasyon ve boyutlu işleri, tarihselciliğin etkisinde gelişen başyapıtlardan oluşan müze koleksiyonunun özüne ve geleneklerine uygun bir yaklaşımla sunuluyor.
Yoktunuz sergisinde, Güneştekin’in tarihyazımı pratiği olarak nesnelerin arşivine dönüştürdüğü enstalasyonları; malzeme kullanımıyla anıları kişisel izlerin taşıyıcısı olmanın ötesine geçirerek, yoruma ve duygusal uyanışa açık dinamik hafıza parçalarına dönüştürdüğü çalışmaları; kurmaca anlatılar ve mitolojik konfigürasyonlarla öznel karşılaşmalara dönüştürdüğü boyutlu eserleri; malzemeleri üst üste bindirerek taş oluşumlarla arşivsel öğeleri çalıştığı höyük biçimindeki taşınabilir tapınaklara benzeyen işleri; heykelsel alana aşıladığı mitolojik duyguyla güneşin metalik varlığı etrafında çalıştığı yapıtları ve antik sikkeleri referans alarak tuval işleri bronz örüntülerle birleştirdiği, kurmacanın hakikatle ilişkilenme biçimini sorguladığı çalışmaları sergilenecek.
Tarih yeniden nasıl yorumlanır ve anlatılır? Geçmiş tarafından kesintiye uğratılmış bir şimdi ve gelecek nasıl yazılır? Özneyi yok etmeden onun için nasıl konuşuruz? Güneştekin bu soruların izini sürerek geçmişten bugüne tarihsel, toplumsal ve kişisel hafızlarda sürekli hasar bırakan güçlerin baskısına, sessizleştirme ve silinmenin önüne geçme gayesindeki işleriyle yanıt veriyor. Geleneksel tarih anlayışının göz ardı ettiği malzemelerle başka bir perspektiften bakmayı öneriyor. Kendi kurduğu kişisel, mitolojik ve kurgusal arşivinde, muktedirin kurguladığı hafıza alanına giren materyallerde bulunamayacak seslerin ve bakışların izini sürüyor. Arşiv pratiğinin öznel bir tasarı olduğunu ve dünyada şiddetin farklı biçimlerde sürekli ve yeniden üretildiğini hatırlatan çalışmalarıyla, sahici karşılaşmaların imkanına odaklanıyor. Yoktunuz sergisi, çağdaş ve klasik sanat arasında kurduğu küratöryel paralellikler aracılığıyla, sanatçının bu karşılaşmalara, geçmişin özneleri ve nesnelerine ihtimamla bakışını belirginleştiriyor.
Sergiye adını veren Güneştekin’in Yoktunuz adlı yerleştirmesinin, Antonio Canova’nın Herkül ve Lika adlı başyapıtıyla büyük neoklasik salonda sergilenmesi, farklı alanların sembiyozunu ortaya koyar. Canova’nın Herkül’ün yüzünde kahramanın hayatının trajik son perdesini betimlediği, acı, öfke ve ızdırap dolu bir ifadeye sahip klasik heykeline paralel bir görüntü öneren kürasyonda, duvara gömülmüş nesneler, sondan bir önceki hayatların izleridir. Güneştekin’in karşı arşiv niteliğindeki çalışmasında nesnelerin organizasyonu, özneye yöneltilen geldik yoktunuz sözüne verilen bir yanıttır. Birlikte sergilendiği mermer grubun fiziksel gerilimiyle güçlenir ve şiddetinin yarattığı kalıntıların etkileyici varlığıyla dramatik bir ilişki oluşturur. Canova’nın ustaca yonttuğu mermerin saf beyazı, Güneştekin’in yerleştirmesindeki monokrom siyahla karşıtlık yaratır. Renk dışı renklerle oluşturulan bu kontrast, sembiyotik ilişkiyi bir kez daha açığa çıkarır. Klasik ve çağdaş yapıtlar arasındaki bu karşılaşma, dünyayı saran şiddetin doğası ve sürekliliği hakkında evrensel bir arşiv materyali oluşturur.
Muktedirin hafıza alanının dışına itilen, belirsiz ve silik alanlarda bırakılanlar, tarihlerini yazmak, arşivlerini oluşturmak ve hikayelerini anlatmak için güçlerini hakikatten alırlar. Sanatçı, nesnelerle kurduğu radikal bağla, arşivlenemeyen duyguları ve sesleri yeniden yaratmanın yollarını araştırır. Dokunduğu geçmişin özneleriyle girdiği ilişkide, hakikatle kurduğu ilişki, anlatıcıya duyduğu sorumlulukla şekillenir. Güneştekin’in yerleştirmeleri, esneyen ve genişleyen bir arşiv, bir hafıza mekânı olarak gündelik yaşamın bilgisine doğru derinleşir. Geçmişi tekrar bugünle birleştirerek içinden yaşamı da çağırabileceği bir alan oluşturmaya yönelir.
Müzenin, farklı tarihsel dönemlerden savaş sahnelerini betimleyen klasik resimlerinin sergilendiği savaş salonunda, Renato Guttuso’nun İsa’nın çarmıha gerilişini modern bir yorumla betimlediği dramatik eserinin karşısına yerleştirilen Güneştekin’in lastik ayakkabılarla oluşturduğu Hafıza Tepesi yerleştirmesi, nasıl bir ilişki ve yeniden okuma önerir? Yarım yüzyıl öncesine ait yapıtını bugünün bir trajedisi olarak tanımlayan Guttuso’nun figürleri, şiddete uğrayan öznelerden oluşur. Birlikte sergilendiği bir başka hafıza mekanı, Güneştekin için yokluğun ifadesi anlamına gelen bir nesneyle çalıştığı yerleştirmesi, başka özneleri de yeniden okumaya dahil ederek genişler: Şengal’den sürülen Êzîdîler, Soma’da enkaz altında kalan maden işçileri, Agos gazetesi önünde katledilen Hrant Dink, ölü bedenleri battaniyeye sarılmış katırlar üzerinde taşınırken ayakları dışa sarkan Roboski’nin çocukları, gençleri ve hangi parçanın kime ait olduğunu anlamanın olanaksız olduğu parçalanmış insan bedenleri… Farklı tarihsel dönemlerden gelen, ortak sergileme alanını paylaşarak rezonansa giren iki eser, çatışma ve savaş zamanlarının anlatıları olarak tanıklığa odaklanır, özneleri görünür ve kalıcı imgelere dönüştürür. Yalnızca klasik ve çağdaş eserler arasında değil, aynı zamanda eserler ve izleyiciler arasında da ikili bir diyalog deneyimi önerir.
Güneştekin’in sergide yer alan iki yapıtı; Alfabe Lahitleri ve Yedi Gözlü Güneş 2G, Roma Ulusal Modern ve Çağdaş Sanat Müzesi’nin kalıcı koleksiyonuna alındı. Yoktunuz sergisi Yıldız Holding’in ana sponsorluğunda gerçekleşiyor. Sergi prodüksiyonunun lojistik desteğini Arkas Lojistik sağlıyor.